26 Temmuz 2017 Çarşamba

Doğum Günü Hediyeleri Part 2 (Doctor Who Time Lord Fairy Tales Box Set)


Merhaba çingularıııım! Bugünde size bitmek bilmeyen doğum günü hediyelerimin ikinci partını paylaşıyorum. En mükemmel part bu olabilir sanırım. Şu setin güzelliğine bakar mısınız! Gerçi ben bakmaya kıyamıyorum orası ayrı.  

 Kutunun tasarımı zaten efsane. Konusuna da masalların Doctor Who versiyonu diyebiliriz. Okumak için sabırsızlanıyorum anlayacağınız.


 İçinde toplam 16 adet kitap var. Hepsinin kapağı ayrı güzel. Bu arada kitaplar büyük gözükebilir ama mini boylar. Fazla şirinler!
Bu kitabı da satıcı hediye olarak yolladı. Kapakta en sevdiğim oyuncular var bu kitapta sevilmez mi? 


Ve doğum günü hediyelerimin son bir partı daha kaldı. En çok istediğim şey oydu sanırım. Ama o henüz Kore'den gelmedi. Geldiği an paylaşacağım. 

19 Temmuz 2017 Çarşamba

The Space Between Us I Film Yorumu "Dünyada en çok sevdiğin şey ne?"




Filmin Adı: The Space Between Us
Yönetmen: Peter Chelsom
Senaryo: Peter Chelsom, Allan Loeb, Tinker Lindsay
Tür: Bilim Kurgu, Dram, Romantik
Yapım: 2017- ABD
Süre: 120 dk
Oyuncular: Asa Butterfield  Britt Robertson  Carla Gugino  Gary Oldman 

KONUSU:


Mars'a gitmek üzere yola çıkan bir uzay mekiğindeki astronotlardan birinin hamile olduğu kalkıştan kısa bir süre sonra anlaşılmıştır. Hamile astronot Sarah Elliot, Mars'a iniş yaptıktan hemen sonra bir erkek çocuğu dünyaya getirir.
16 yaşına geldiğinde dünyaya geri gönderilen Gardner, burada büyük bir kültür şoku yaşar. Ayrıca yapılan tıbbi testlerde bünyesinin dünya atmosferine uygun olmadığı anlaşılır. Ancak Gardner, NASA tarafından kendisine tahsis edilen yerden kaçar. İnternette yazışarak tanıştığı ve dünyada tanıdığı tek insan olan Tulsa (Britt Robertson) adlı genç kız ile dünyayı ve yıllarca kendisinde varolduğunu bile bilmediği duyguları keşfetmek üzere bir yolculuğa başlar.
YORUMUM:



Öncelikle bu güzel filmi öneren arkadaşım Ayşin'e teşekkürlerimi sunmak istiyorum. (Film öneri videosunu izlemek için tıklayalım çünkü çok güzel filmler önermiş.) 


 Uzay zaten bilim kurgu filmlerinin vazgeçilmezi ve bende uzay filmlerine bayılırım.İçinde romantizm varsa da tadından yenmez benim için. En son sanırım Marslı'yı izlemiştim. O da çok harikaydı izlemediyseniz kesinlikle izlemelisiniz. 
Şunu söylemeliyim ki bir bilim kurgu filmi için çok fazla mantık hatası barındırıyor. Örneğin sanki arabayla uzaya gidermiş gibi hemen Mars'a uçmaları gibi. Anladınız bence ne demek istediğimi.Özellikle insan uzay temalı filmlerde daha gerçekçi şeyler arıyor. Aslında imdb de türüne macera demişler. O yüzden bu bilim kurgu olayına çok takılmayacağım.



Film zaten farklı olan konusuyla hemen dikkatimizi çekiyor. Çünkü daha önce uzayda doğan bir çocukla ilgili bir film izlemedim. Hatta duymadım bile. Filme ilk başladığım anda filmi seveceğimi anlamıştım ki zaten Gardner'ı görünce bundan emin oldum (Çocuk benden 1 yaş küçükmüş daha küçük duruyordu aslında) Tulsa ile yani Britt Robertsın uyumlarını beğendiğimi söyleyebilirim. Britt'i The Secret Circle ve Under The Dome'dan beri takip ettiğim göz önünde bulundurulursa dizilerini sevdiğim kadar onu da severim. Bu filmde de güzel iş çıkartmış. 



Benim için gayet başarılı bir filmdi. Çünkü izlerken baya keyif aldım. Çok güzeldi. Tek sorunu konunun sağlam olup kurgunun zayıf olmasıydı bence. Bu senaryoyla daha harika bir film çıkarıldı orası kesin ama olsun ben yine de filmi çok sevdim. Keyifle izleyeceğiniz, çerezlik bir romantik filmdi.Finalini de güzel yapmışlar bence.Kesinlikle izlemenizi öneririm. Beklentinizi bilim kurgu yönünde çok tutmazsanız seveceğinizi düşünüyorum.

Ve Gardner size soruyor:
"Dünyada en çok sevdiğin şey ne?"



18 Temmuz 2017 Salı

Doğum Günümde Gelen Kitaplar

Herkese merhaba! Başlıktan da anladığınız üzere sizinle doğum günümde gelen kitapları paylaşacağım. Aslında çoğunu kendime hediye olarak ben aldım hahahah. Başlık aslında DOĞUM GÜNÜMDE KENDİME ALDIĞIM KİTAPLAR olmalıydı :D

Bir Milyon Sevgi Dolu Mektup ve Süper İyi Günler kitaplarını bana Büşram best kankam aldı.İYİ Kİ VARSIN BÜŞRA!Kalpkalpkalp. İkisi de uzun zamandır okumak istediğim kitaplar arasındaydı. Hatta Bir Milyon Sevgi Dolu Mektup'a başladım bile.

Yabancı (Hemde 1.baskı ve sıfır kitap), Rebel Belle, Throne of Glass, Throne of Midnight kitaplarını ben aldım kendime. City of Glass ve Clockwork Angel ı da kardeşim aldı. (Tabii ki de ben zorlamadım)


 Ve en efsane hediyelerden birisi olan Kızıl İsyan Serisi. Elbette canım arkadaşım Rabia'nın hediyesi olur kendisi. En çok okumak istediğim serilerden birisiydi. Okumak için sabırsızlanıyorum!

Şimdilik hediyelerim bunlar ama şuan kargoda olup gelmesini beklediğim çok güzel bir seri var. Onu da gelince paylaşacağım. Siz bana neler aldınız yorum bırakmayı unutmayın hahahahaha. Şaka şaka adresimi yazıyorum :D
Bu arada doğum günüm 25 Temmuz'da. Yani daha 1 hafta daha var ama erken gelen doğum günü hediyeleri gibisi yok yeppaaa!Hepi Börtdey bana!

17 Temmuz 2017 Pazartesi

The Assassination (Amsal) I Kore Film Yorumu


Filmin Adı: The Assassination -Amsal
Türü: Aksiyon, Dram, Tarih
Yönetmen: Choi Dong-Hun
Yapımı: 2015 - Güney Kore
Süre:140 dk
Oyuncular:
Jun Ji Hyun
Lee Jung Jae
Ha Jung Woo
Cho Jin Wong
Seung Woo 
Oh Dal Su
KONUSU:


Film 1900'lü yılların başlarında Kore - Japon işgali sırasında ülkelerini kurtarmak isteyen yoldaşların hikayesine dayanıyor.Yıl 1933 Shanghai, birinci sınıf keskin nişancı Ahn Ok Yun (Jun Ji Hyun) Japon ordusunun komutanına suikast düzenlemek için yoldaşlarıyla birlikte komut alırlar. Ama bu büyük plan Japonlar tarafından öğrenilir ve Ahn Ok Yun'u ve yoldaşlarını öldürmesi için bir casus aynı zamanda bir tetikçi olan Hawaii Pistol (Ha Jung Woo) tutulur.
YORUMUM:


Filmi izlediğim an bunu herkesle paylaşmalıyım diye düşündüm ve işte yine buradayım. 1 hafta içinde bu dördüncü yorumum yok mu alkış? :D Filme başlama sebebim  en en en sevdiğim koreli oyuncu olan Jun Ji Hyun elbette! Blogumu takip ediyorsanız onu ne kadar çok sevdiğimden haberiniz vardır. SEN HARİKA BİR DETAYSIN JUN JI HYUN! 


İzlediğim en güzel kore filmlerinden birisi oldu The Assassination. Filme ilk başladığınızda kafanız karışabilir ama 20 dakika sonra tamamiyle filmin içine giriyorsunuz. Çatışma ve suikast sahneleri çok iyi çekilmiş. Mekanlar, kıyafetler buram buram tarih kokuyor. Konusunda da bahsettiğim gibi ülkelerini kurtarmak isteyen yoldaşların hikayesi bu. Bağımsızlıklarının hikayesi. Yani bol dram ve aksiyonlu.


Jun Ji Hyun'u ilk kez böyle elinde silahla görmek biraz tuhaftı açıkçası çünkü onu hep romantik dizilerde izlemiştim. Ama bu rolü de ona ayrı bir hava katmıştı. Unnime her şey yakışır! Bazı karakterlerin tam olarak yansıtılabildiğini düşünmüyorum hatta gereksiz bulduğum birkaç karakter oldu ama kesinlikle izlemekten keyif aldığım bir yapım oldu. Sonunun daha farklı bitmesini isterdim :( (filmi izleyenler burada ne demek istediğimi anladı bence)



15 Temmuz 2017 Cumartesi

Killer Toon (Öldüren Çizimler) I Kore Film Yorumu


Filmin Adı: Killer Toon (Öldüren Çizimler), Deo web-toon: Ye-go sal-in
Tür: Suç | Korku | Gerilim
Yönetmen: Yong-gyun Kim
Senaryo: Sang-hak Lee 
Yapım: 2013 -South Korea
Oyuncular:
Si-young Lee
Ki-joon Uhm
Hyeon-wu Kim
Ga-Yeong Moon
Hae-hyo Kwon
Bo-yeong Kim
Yun-hong Oh 
KONUSU:
Dedektif Lee Ki-Cheol (Uhm Ki-Joon), webtoon yazarı Ji-Yoon'un (Lee Si-Young) etrafında gerçekleşen bir dizi cinayeti araştırmaktadır.
YORUMUM:


 Bu aralar yorumlarımdan da farkettiğiniz üzere kore filmlerine sarmış durumdayım. Daha önce ki yazılarımda(çoğunda hemde) dizilerini filmlerinden daha çok sevdiğimi söylemiştim ama bu film bir istisna. Çünkü filmi çok sevdim.Korelilerin böyle sağ gösterip soldan vuran film-dizilerini gerçekten çok beğeniyorum. Bu filmde öyle bir filmdi.

Diziye ilk olarak bir cinayet ile başlıyoruz. Ama cinayetin oluş şekli biraz farklı çünkü ölecek olan kişinin önceden hayatı webtoon olarak çiziliyor. En sonunda ölümü nasıl webtoona çizildiyse o şekilde ölüyorlar. Ve bu sahneleri o kadar güzel yansıtmışlardı ki filmin içindeki kişiler nasıl geriliyorsa sizde o kadar korkup geriliyorsunuz.



Oyunculuklar çok iyiydi zaten. Başroldeki kadının oyunculuğunu ayrı bir beğendim. Kadın Playful Kiss ve Boys Overs Flowers dizilerinde başrolde oynamış.  Yeni yayınlanan bir dizi olan Lookout dizisinde de şuanda başrol oynuyormuş.



Korku sahnelerinin çekim açıları, senaryonun gidişatı, gerilimi, hayaletlerin makyajları(her şey oldukça gerçekçiydi) hepsi harikaydı. Bu arada webtoon çizimlerine bayıldığımı söylemeliyim. En son webtoon karışımlı olan W dizisinden sonra iyi geldi böyle çizimli bir film izlemek.

Filme başladığım andan itibaren kafamı bile oynatmadan izlediğim bir film oldu. Hayaletler, gizem, korku, polisler, cinayetler ne ararsanız var. Kesinlikle izlemenizi önereceğim bir filmdi.



14 Temmuz 2017 Cuma

Big Little Lies I Dizi Yorumu (Mini)


Dizinin Adı: Big Little Lies
Yönetmen: Jean-Marc Vallee
Tür: Suç, Dram, Gizem
Senaryo: David E. Kelley
Bölüm Sayısı: 7
Yapımı: 2017 -ABD
Oyuncular:
Nicole Kidman  Reese Witherspoon  Alexander Skarsgård  Shailene Woodley , Zoe Kravitz, 









KONUSU:
Dizide, gerçekleşen cinayetin neden ve nasıl olduğunu dışardan bakıldığında mükemmel hayatlara sahipmiş gibi gözüken 3 kadının(Celeste, Jane, Madeline) hayatları üzerinden izliyoruz.
YORUMUM:

Big Little Liars, Liana Moriarty'nin romanından uyarlama olan bir mini dizi. Uyarlama dizileri filmlerinden daha çok seviyorum açıkcası. Ve bu diziye de o yüzden bir şans vermek istedim. Hem baksanıza kadro şahane değil mi?! Nicole KidmanReese Witherspoon (Bu kadını çok ayrı seviyorum sürekli filmlerini izlerdim)  Shailene Woodley  Alexander Skarsgård (dizide oynadığını bilmiyordum görünce çok sevindim. True Blood dizisinde en sevdiğim oyuncuydu.) Harika bir kadro yapmışlar daha ne olacaktı.
Nicole Kidman (Celeste)
Diziye ilk başladığımız anda cinayetin soruşturulduğunu görüyoruz ama daha sonra cinayetten önce neler olduğunu izlimeye başlıyoruz. Ara ara soruşturmadan görüntüler vs geliyor. Dizinin bu şekilde ilerlemesi sonunda ne olacağını daha çok merak etmenize neden oluyor. Çünkü ilk başta kimin öldüğünü de göstermiyorlar. 
Reese Witherspoon (Madeline)
Nicole Kidman kesinlikle iyi bir oyuncu. Daha önce filmlerini de izlemiştim ama bu dizide karakterinin hakkını çok iyi verdi. Reese zaten başta dediğim gibi çok sevdiğim bir oyuncu. Shailene'yi zaten Uyumsuz filmlerinden tanıyoruz. Bana her zaman donuk biri gibi gelse de dizideki oyunculuğunu beğendiğimi söylemeliyim. Diziyi zaten bu 3 kadının hayatları üzerinden izliyoruz.


Shailene Woodley (Jane)
Reese yani dizideki adıyla Madeline'nin kızı rolündeki minnoşu çok sevdim. Hele kızın dinlediği şarkılar çok güzeldi.
Shailene'in (dizideki adı Jane) oğlu rolündeki çocuk da çok tatlı değil miydi? Büyükler kadar çocuklarda harika oyunculuklar sergilediler.



Dizinin ortalarında falan ben zaten olayı çözmüştüm. Sonunda olacak olanları tahmin etmek güç olmadı. Ama bu diziyi heyecanlı bir şekilde izlememe engel de olmadı. Zaten dizinin ilk bölümlerinde ne olmuş olabilir ki? diye meraktan ölecektim. Sonuna kadar keyif aldığım gizem dolu bir diziydi. Karakterleri çok iyi bir şekilde yedirip bize sunmuşlardı kesinlikle. Kurgu, işleyiş, oyunculuklar hepsi beni tatmin etti. 




Arkadaşlık, evlilik, çocuklar, cinsellik (yaşı 18'den küçük olanların ve bu tür şeylerden rahatsızlık duyanların izlememesi daha mantıklı olabilir ) gibi konulara dayanan gizem ve bir o kadar dram dolu bir diziydi. Ve 2. sezonu olacakmış diye de bir duyum aldım. Aslında bu harika olabilir. Bu güzel dizi için 7 bölüm çok azdı.


Ve dizinin şu müthişli şarkısını buraya bırakıyorum.

Dizinin açılış şarkısı olan "Cold Little Heart"

Dizinin uyarlandığı kitap "Big Little Lies by Liane Moriarty"